25 Ocak 2011

yüreğim seni çok sevdi..

Gece ile gündüzün maviliğinde kaybolmuş gibiyim.. Bazen hayata tutunamayacak, onsuz yaşayamayacakmışım gibi.. Bazen de kapıdan çıkıverecek, elimi tutacak, bana aşkım diyecek, gibi boşluktayım. kaybolmuş gibi..

Sürekli karanlıklar içinde yürüyorum. ne tarafa dönsem yönümü şaşırıyor, kaybolmuş gibi oluyorum. ama aslında yanlızca yaşadıklarımı seyrediyorum. Işığım ol gel... Yağmurum ol, düş göz yaşlarıma.. sevincim ol, hüznümü al. Senin acıların benim sevinçlerim senin olsun. çık gel bu ölürcesine sevdiğine, gel.. Seni düşünüyorum yine bu akşam. hani gittiğinde "bitti" dedin ya; o an bitirdin aşkımı, sevgimi, sevincimi.. herşeyimi aldın benden. ama kızmıyorum. kızamıyorum. çünkü ben seni hiç kimsenin sevemeyeceği kadar çok seviyorum...

Elimi tutuşunu, içimdeki sevda ateşinin filizlenmesini özledim. Ben burada yanlız seni özledim.. Gecemi aydınlatan gözlerini özledim. Anlayamaz mısın?

 Yüreğim seni çok sevdi.
O yürek talan, 
o yürek yangın yeri, 
O yürek seni istiyor
Bir tek seni..

unuttum.

Her gün biraz daha unutmak insana acı veriyor. Biraz daha sevdiğin adama uzak olmak. içimdeki duyguyu, öfkeyi, kini hiç kimseye anlatamıyorum. Anlatamıyorum çünkü anlayamazlar..

Hani yastığa başını koyarsın, hep onu istersin yanında ama o yoktur. Ağlarsın, üzülürsün. Bazen de umursamazlıktan gelirsin. ama bilirsin. Canın acıyor, kalbin ağlıyor. Zamanla geçeceğini sanırsın, zaman herşeyin ilacı sanarsın ama değildir. Kaybettiklerin geri gelmeyecek; senin olmayacaktı. Bazen çok istersin gelmesini; eskisi gibi elini tutmasını, sana "birtanem" demesini beklersin. çünkü sen gerçekten sevenlerdensin. Herşeye rağmen bütün zorlukları yenen, sadece sensin..

Bırak dünya istediği gibi dönsün. Bırak herşey üzsün seni; hırpalasın. Hayat sana acımasın. Bir gün umudun kesildiği an senin anındır. Hayata sıfırdan başlayacağın ve seni üzen kişiyi umursamayacağın andır. Rüzgarın yönünün sana döneceği andır. unuttum dediğin an yüreğin ve gözlerin ona akıtacağın bir damla gözyaşına hasret kalır... Yapacağın tek şey sadece "unutmak".. unuttum diyebilmek.. ve ben unuttum...

üşüyorum!..

Kaldırımlar yanlızlığı emzirir, karanlık ışıklar altında. Yıldızlar, vefasız bulutların tutsağı.. Güneş geceye mahkum. Gece benim içimde, ben geceye mahkumum. Aşk sürgünü bekleyen gönlüm, yanlızlık nöbetlerinde. Anlamıyorum sevmek bu kadar mı acı verir insana?

Söyler misin bana sevdiğim; sen mi? yoksa ümidin mi? yüreksiz. Sen misin bana "seni seviyorum" diyen? yoksa yüreğin mi? Biliyor musun, kalbimin çiçekli bölgesinde değil, yüreğimin yanıklığında yaşıyorum aşkı. Ve şimdi sensiz yaşadığım bu aşkı; aşk rüzgarlarıyla savrulduğum gecelerin sabahlarına, gözyaşı yağmurlarımı boşaltıyorum. Sevdamın ve aşkımın bedelini ödüyorum..

Üşüyorum!

Bir sevda sözün ya da bir aşk fısıltın ısıtacak üşüyen yüreğimi, biliyorum..

Yaşadığım şu dakikalar anlamını yitiriyor sensiz. saatin tiktakları, yanlızlığın hazin şarkısını mırıldanıyor gibi... Bir hüzün çöküyor üzerime. Duygularım saflığını yitiriyor sanki.. Aşkın koynuna alıyor beni. Hayalini merhem diye sürüyor yaralı yüreğime. Hani arkana bakmadan terk edip gitmiştin ya aşkımızı, geri dönersen nasıl kıyarım sana? Senin gibi nasıl "bitti" derim, batırdığın hançeri senin kalbine nasıl batırırım? Aşkım, sevgim, umutlarım, hayallerim yorgun. Ben yorgunum!

Her aşık yanlız mı benim gibi... yanlızlık, neden beni seçtin; neden çıkardın bu serseriyi karşıma?!

Aşk yıldız; O ise güneşti benim için... Sabah olur yıldızım gider. Gece olur, Güneş'im kaybolur. Ben ve aşkım.. işte bu kadar yanlız...